ya da uyandığınızda diyelim. kendi kendinize oynadığınız tüm oyunlar, kandırmacalar.. tüm yalanlarınız tükendiğinde.. inandırmayı beceremez hale geldiğinizde aynadakini bile..
bir an, kimi zaman oldukça uzun bir an..
susmayı denemelisiniz, kendinizden başkasıyla konuşmamayı da olabilir.
her son aynı şekilde hissettirmez ama geldiğini, ayırt etmek; güç ve aslında gereksizdir.. bazen hayal ettiğiniz her şeyin beş para etmediğini, sizden başkasının bırakın değer vermek onların farkına bile varamadığını anlarsınız. gerçek sandıklarınızın, hayal olduğunu anlamanız-sa cabası. bazense huzurla yürüdüğünüz yolun en az bin deprem gördüğünü hiçte sağlam olmadığını hisseder, adım atamaz olursunuz.
sondan sonrası da vardır.
mecburen, nefes alır halde kalmışsanız eğer; vardır.
zorundadır.
uykuya kaçabilir; en huzursuz rüyaları deneyebilirsiniz. çivi çiviyi söker derler ya.. hayaller içinde geçerli sanabilirsiniz bunu. gülümsemeye çabalayıp; her bir kasınıza batan iğneleri yok sayabilirsiniz. hiç tükenmeyecekmiş-siniz gibi saatlerce yürüyebilir. sona, başlangıçmış gibi davranabilirsiniz; sahtekarlık olur böylesi.. ama zaten ne kadar dürüstsünüz ki.. silmekten bahsedersek; boğulmayı uzatır ve elbette bir seçenektir.
tavsiyem, durmaktan yana.. olduğunuz yerde kalıp, susmaktan.
nereye fark-etmez, bakmalı böyle zamanlarda.. belki kayan bir yıldız. ya da neyse demek istediğim, umut. kaybedemediğimiz tek şey.
yok mu? bilinmez.